SEPETİM

TEMA ORGANİK TARIM GÜBRESİ ZARARLILARA KARŞI ETKİLİDİR!

Solucanlar, toprak ve suda yaşayan, aynı zamanda patojen de olabilen mikroorganizmalarla birlikte yaşarlar. Buna rağmen bu patojenlerden çok fazla etkilenmemektedirler. Beslenme veya çeşitli nedenlerle vücutlarında oluşan yaralardan içeri giren bu organizmalar, solucanlar için hayati tehdit oluşturabilmektedir. Parazitler ve larvalar potansiyel patojenler olarak kabul edilmektedir. Solucanlar, bahse konu tehditlere karşı, sahip oldukları antimikrobiyal maddeler ve savunma sistemleri ile karşı koyabilmektedirler.

Solucanlar sahip oldukları antimikrobiyal maddeler ve savunma sistemleri ile mikroorganizmaların enfektif etkilerinden korunabilmektedirler. Patojen organizmalara karşı fagasitoz ve kapsül oluşturma mekanizmaları hücresel immunitenin verdiği yanıtlardandır. Ayrıca sölom sıvısındaki antimikrobiyal maddeler, antijen bağlayan proteinler ve lizozim, savunma sisteminin en önemli elemanları olarak ifade edilmektedir (Wang vd. 2006).

Shobha vd. (2008), Eudrilus Eugeniae türü toprak solucanlarının bağırsak ekstraktı, vücut duvarı ekstraktı ve sölom sıvısı ile yaptığı bir çalışmada, söz konusu ekstraktların bitkilerde hastalık etmeni olan bakterilerden Xanthomonas Campestris, Ralstonia Solanacearum ve Erwinia Carotovora; funguslardan Fusarium Oxysporum üzerinde önemli ölçüde üremeyi önleyici etkisinin olduğunu ifade etmişlerdir.

Gübremizin uygulandığı topraklarda yetiştirilen bitkilerin, hastalık ve zararlılara karşı daha dirençli olduğu gözlenmiştir.

Gübremizin bitkiler üzerindeki antibakteriyel ve antifungal etkisi, özellikle solucanların çeşitli nedenlerle vücutlarından dışarı salgıladıkları sölom sıvısından kaynaklanmaktadır.

Bulundukları ortam dolayısıyla aylarca vermikomposta karışan sölom sıvısının yapısında bulunan aglütinin, fetidin, lumbricidin ve kitinaz gibi enzimler ve proteinler; bazı fungus, bakteri ve yapısında kitin bulunan zararlılara karşı etki göstermekte böylece birçok hastalığın ve zararlının olumsuz etkisini zayıflatmaktadır (Wang vd. 2006).

Toprak solucanları tarafından kompostlaştırılan organik maddelere, çeşitli sıvılar, enzimler, vitaminler, proteinler, kokonlar, çeşitli nedenlerle ölen yaşlı ve yavru solucanların karışmasıyla vermikompost karakteristik yapısına kavuşmaktadır (Prabha vd. 2007).

Bu yapının önemli özelliklerinden biri de solucanların bağırsaklarında yaşayan çok sayıda mikroorganizmanın vermikompostun yapısına katılmasıdır. Böylece vermikompost uygulanan toprakların kimyasal ve fiziksel özelliklerinde iyileşme ile birlikte toplam mikroorganizma, azot bağlayıcı bakteriler ile simbiyotik mikorizaların sayısında artış sağlayarak toprak patojenlerinin popülasyonlarında baskılama etkisi yaptığı ve böylece toprakların biyolojik özelliklerini de iyileştirdiği görülmüştür (Shobha vd. 2008).

Çilekte Verticillum Wilt Suprression, üzümde Tozlu Küf ve Phomopsis hastalıkları üzerine yapılan tarla çalışmaları ile kırmızıturp ve salatalıktaki Pythium ve Rhizoctonia hastalıkları üzerine laboratuvarda yapılan çalışmalarda hastalıkların yok edildiği görülmüştür (Chaoui 2002).